Uncategorized

Kriz Anında Belli Olur İnsan: Duruşu Olanlar Savrulmaz

Konfor bittiğinde karakter konuşur; menfaat değil ilke kazandırır

Karakter, insanın konforu yerindeyken değil; hayatın zemini kaydığında anlaşılır.

Kriz anı, insanın gerçek yüzünü ortaya çıkarır.
Kimileri işine gelmediğinde geri adım atar, menfaatine göre şekil değiştirir.
Ne zaman ne yapacağını kestiremezsin; çünkü o kişi, rüzgâr nereden eserse oraya savrulmaya hazırdır.
Ve işin tuhaf yanı…
Kendisi bile kim olacağını bilemez.

Oysa ilkeli insan nettir.
Hata yapar, eksik kalır, öğrenir, dönüşür ama tutarlıdır.
İçindeki pusula neyi gösteriyorsa oraya gider; ortalık karıştığında bile kendinden vazgeçmez.
Bunun adına duruş denir.

Duruş dediğimiz şey; insanın değerleriyle, ilkeleriyle ve kendi inandıklarıyla ayakta kalabilmesidir.

Hayat değişir, şartlar değişir, bazen hikâye bizim kontrolümüzün çok ötesinde akmaya başlar.
Ama köklerin sağlam değilse, dönüşlerin çoğalır.
Bir gün başka, ertesi gün bambaşka bir yerde bulursun kendini.
Yolculuk olmaktan çıkar, savrulmaya döner.

Karakter sahibi insan ise rüzgâra göre yön değiştirmez.
Kendi iç doğrusu neyse ona tutunur.
Yavaş gider ama sağlam gider; yalnız kalır ama eğilmez.

Bugün en çok ihtiyaç duyulan şey işte bu:

Kriz anında bile kendini satmayan duruş.

Makamlar, güç, imkânlar gelip geçiyor.
Hayatı zor zamanlarda omuzlayan şeyse hiçbir zaman bunlar olmuyor.
İnsanı gerçekten ayakta tutan şey, omurgasıdır.

Duruşu olan insan;
— Yalnız kalmayı göze alır,
— Kaybetmeyi kabullenir,
— Hatta bedel ödemekten korkmaz.

Ama karşılığında şunu kazanır. İnsanın kendi vicdanıyla barışık yaşama hakkı.
Ve bu hak, başka hiçbir şeyle değişilmez.

Duruşu olmayanın dönüşü bol olur.
Ama duruşu olanın, iz bırakan bir yolculuğu olur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu