Uncategorized

Kurumsal Hayatın Büyük Yanılgısı: Her Şeyi Biliyoruz Ama İnsan Olmayı Unuttuk

Prosedürlerde Ustayız, Vicdanda Acemiyiz: Kuralların Kişiye Göre Değiştiği Bir Dünyada Gerçek Kurumsallık Nerede Kayboldu?

Kurumsal Hayatın En Büyük Paradoksu: Her Şeyde Ustayız… Bir Tek İnsan Olmakta Değil

Hikâyelerimi, yazılarımı genelde uzun tutarım; ama bu kez çok uzun tutmak istemiyorum.
Belli ki çok okumayı seven bir toplum değiliz.
Dinlemeyi sevmediğimiz hâlde anlatmayı seviyoruz.
Okumayı değil, yazmayı sevdiğimiz için herhalde bu da böyle bir denge…

Sürekli kurumsal hayatın içinde dönen o meşhur cümleler:
“Algı böyle, strateji şöyle, onun kafasında şu algı var, sen öylesin, bu böyle…”
Ya tamam, anladık—iş hayatı, kurumsal hayat, prosedür, süreç… Ama rica ediyorum:
Bu kadar da zorlaştırmayın.

Entrika desen var.
İspata dayalı yazılı belgeler desen var.
Net çizgileri belirlenmiş prosedürler bile, birilerinin bir sözüyle esneyip yamulabiliyor.
Yazılı kurallar var ama işimize gelmediğinde yazısız yeni kurallar icat edebiliyoruz.
“İstediğimize uyguladığımız kurallar”,
“İstediğimizi sevip hallettiğimiz ayrıcalıklar.”

Kısacası:
Kurallar var ama herkese göre yok.

Sonra da çıkıp “kurumsal kültür” konuşuyoruz.

Biraz dürüst olalım:
Her şeyi, ama gerçekten her şeyi ne kadar sıkıcı, ne kadar yorucu, ne kadar anlamsız hâle getirdik.
Her şeyde ustayız: algıda, stratejide, prosedürde, toplantıda, sunumda…
Ama insan olma konusunda bence büyük çuvalladık.

Oysa “dümdüz insan” olabilsek, gerisi zaten yolunu bulacak.
Ne eksik bir unvan, ne fazla bir prosedür, ne de üç imzalı onay süreci.

Biz karmaşıklığın ustasıyız, sadeliğin değil.
Belki de sorun tam olarak burada.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu