Uncategorized

Kurumsal Taş Devri, Algı Yönetimi ve Ofis Linç Kültürü

Hata değil niyet yargılanıyor; kurumlarda suçlu seçiliyor, kalabalık taşlıyor, vicdan sessiz kalıyor.

Kurumsal Taş Devri Notları
İncil’den (Yuhanna 8:7) “İçinizden günahsız olan, ilk taşı atsın.”
İnsan dediğin garip mahlûk…
Kendi hatasını konuşmaya gelince üç maymunu oynar,
Ama başkasının günahı gündeme gelsin —
Hop, duruşma başlar, kendini başyargıç ilan eder.

Dedikodu?
Yok canım, bizde olmaz!
Biz ona “algı yönetimi” deriz.
Üstelik öyle güzel cilalar, öyle parlatırız ki…
Bir dedikodu, bir PR çalışmasına dönüşür;
Hem içeriden yer hem de dışarıya şık görünür. 😌

Sistem mi?
Kılıf ve minareyle yıllardır kol kola yürür.
Hata mı var? Elbette var.
Ama alışılmış hatalara kimse dokunmaz.
Ta ki günün birinde sistem canı sıkılıp içinden birini seçene kadar.

— “Sen seçtim..! Pikachu! 😅
Bugün seni kuma gömüyoruz.
İlk taşı ben atacağım, gerisi mi…”

Oysa hata yeni değil.
İlk değil, son da olmayacak.
Ama madem biri yakalandı,
Etraf şenlik yerine döner.
Sorumlular buhar olur.
Ama ne tesadüf, taşlar da herkesin elinin altında hazırdır.

Gelin görün ki…
Kumda yatan tek bir kişi,
Ama taşlayanlar kalabalık.
Ve eğlence başlamıştır:
Şeytan taşlama ritüeli, ofis versiyonunda sahnelenir.

Çünkü biz aslında hiç unutmadan taş biriktiririz.
Kendimize sıra gelince “Ama benimki koşulluydu” deriz.
Başkasına gelince “O affedilmez” olur.
Ve taşlar hep elde, niyet hep taze.

İnsanı taş yapan hata değil, başkasını taşlamak için hazır beklemesidir.

Peki siz;
Elinizdeki taşı, gerçekten hak edene mi atıyorsunuz?
Yoksa ses çıkarmasın diye kumda yatan birini mi hedefliyorsunuz?

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu