Uncategorized

Vicdan Susarsa Suç Büyür: Kör Savunmaların Ardındaki Toplumsal Çöküş

Başkasının acısını görmezden geldikçe, kötülüğe ortak oluyoruz. Bu yazı, suskunluğun nasıl bir suç ortağına dönüştüğünü anlatıyor.

Kendi kusurlarımızla yüzleşmek yerine, başkalarının kusurlarını parmakla göstererek vicdanımızı aklamaya çalışıyoruz.

Bu sadece bireysel değil, toplumsal bir sorunumuz. Aynı yerden canımız yanmadıkça, başkasına verdiğimiz zararın ağırlığını taşımıyoruz. Üzülmek için illa acının kapımıza mı dayanması gerekiyor?

Bir anne çıkıp diyebiliyor:
“…Oğlum kedi öldürdü diye mi yargılanacak ”
Oysa ortada bakıma muhtaç bir cana, doğanın kendi yasalarına emanet edilmiş bir varlığa kıyılmış. Bu sözlerle kabul edemediğimiz şey; yetiştiremediğimiz vicdan, öğretemediğimiz merhamet aslında.

Bu yazı bir serzeniş değil.
Bu yazı, vicdanımızın sustuğu, aklın durduğu noktaya bir not düşme çabasıdır.

Günlerdir yanıyoruz;
Ormanlarımızda, hayvanlarımızda, kadınlarımızda…
Ama hâlâ bazıları acıyı magazinsel bir hikâyeye dönüştürmenin derdinde. Acı, ocaklarına düşmeden gözlerine değmiyor.

Bu ülkede suç çok, suçlu çok.
Ama en büyük körlük, kendi çocuğunun fail olabileceğini reddeden annelerin suskunluğudur.
O suskunluk, başka canlara mezar oluyor.

Bugün, bir kadının, bir annenin kurduğu bir cümle vicdanımı en çok yaralayan oldu. Çünkü o cümleyle bir katliamın üstü örtülmeye çalışıldı.

Dilerim, bu ülke yeniden vicdanına kavuşur.
Dilerim, sorumluluk duygusu, annelik içgüdüsünün önüne geçer.

Toplum olarak susarsak, insanlık bizimle birlikte susar.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu