Orta Zekâlılar Cenneti: Konforlu Ortalama Dünyası ve Farklı Düşünmenin Cesareti
Zülfü Livaneli’nin aynasında toplumun “ortalama”ya sığınan zihinleri ve farkındalıkla başlayan zihinsel özgürlük yolculuğu

Orta Zekâlılar Cenneti
Zülfü Livaneli’den Göz Açtıran Bir Ayna
Bazı kitaplar vardır, okurken cümleler değil, farkındalıklar akar satırlardan.
Orta Zekâlılar Cenneti işte tam da böyle bir kitap.
Livaneli, kimseyi doğrudan hedef göstermiyor ama hepimize bir dürtme payı bırakıyor.
O çok konuşulan “başarı hikayeleri”nin, aslında ne kadar tekrara düştüğünü, farklılıkların nasıl törpülendiğini, ezberlerin nasıl kahramanlaştığını anlatıyor.
Ama bunu yaparken bağırmadan, kimseyi aşağılamadan, yalnızca şunu soruyor gibi :
Gerçekten ne kadar kendi fikirlerimizle yaşıyoruz?
Yoksa toplumun beklentileriyle uyumlanarak, “ortalama” olmayı mı tercih ediyoruz?
Bu kitapta “orta zekâlılık” bir hakaret değil.
Bir yaşam biçimi.
Köşeleri kesilmiş cümleler, sivrilikten korkan düşünceler, herkesin aynı şeyi söylediği ama kimsenin neyi neden söylediğini bilmediği o dairesel döngü…
Ve işin tuhafı şu ki; bu döngü öyle tatlı bir konfor sağlıyor ki, insan çoğu zaman sorgulamak yerine razı geliyor.
Orta Zekâlılar Cenneti, kendini dışarıda hissedenlerin değil, içeride olup da neden sıkıldığını anlayamayanların kitabı.
Bir anlamda, “Ben hep böyle olmak zorunda mıyım?” diyenlere göz kırpan bir uyanış cümlesi.
Son sayfayı kapattığınızda belki şunu diyorsunuz:
“Farklı düşünmek cesaret istermiş… Ama denemeye değer.”
Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözüyle tamamlamak isterim:
“Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmedikçe memleketin yükselmesi mümkün değildir.”



