Kitap Değerlendirme

İnsanları Yanlış Okumanın Bedeli, Önyargı Körlüğü, Sessiz Felaketler

Ötekiyle konuştuğumuzu sanarken aslında zihnimizin kurduğu hayallerle karar veriyoruz — Malcolm Gladwell’in aynasında insan tanıma yanılgısı

Siz Kimsiniz?
Öteki ile Konuşmak: “Tanımadığın İnsanlar”la Yaşadığımız Sessiz Felaketler

(Hani şu hepimizin her gün çarptığı ama çarptığımızı bile fark etmediğimiz duvar var ya… işte o.)

Malcolm Gladwell’in “Öteki ile Konuşmak” kitabı aslında hepimize çok basit bir şeyi tokat gibi hatırlatıyor:
İnsanları hiç anlamıyoruz. Ama anlamıyor oluşumuzdan da pek bir rahatsızlık duymuyoruz.

Çünkü neden?
Çünkü biz “gördüğümüzü sandığımız” bir dünyada, görmediğimiz ayrıntılarla hüküm veriyoruz.

Kitap süslü bir teori kitabı değil. Daha çok, günlük hayatımıza tutulan bir röntgen gibi:
— Görüntü bulanık,
— Teşhis yanlış,
— Yorum zaten yerlerde…

Ama biz yine de kendimize güveniyoruz.
Ne de olsa insan tanımakta dünyanın en iyi uzmanlarıyız, değil mi?

Gladwell diyor ki:
“Hayır, değilsiniz.”
Ben de ekliyorum:
“Evet, gerçekten değilsiniz.”

💬 Kitabın kalbinde şu var:

Biz, başkalarını okuma, yorumlama, anlama konusunda kendimizi inanılmaz abartıyoruz.
Ve tam da bu aşırı özgüven yüzünden hayat kararı verecek kadar büyük hatalar yapıyoruz.

Çünkü,

Beden dilini yanlış yorumluyoruz,

Karşımızdakinin niyetini hayalimizden uyduruyoruz,

“Ben anlarım” özgüveniyle aslında hiçbir şey anlamıyoruz,

Birinin gözünün içine bakıp “Bu iyi bir insan” ya da “Bu tehlikeli” diye kategorize ediyoruz…
Hem de saniyeler içinde.

Yani özetle,
Beynimiz hızla karar veriyor, karakterimiz yavaşça çuvallıyor.

Kurumsal dünyada da..

Her gün yüzlerce “öteki”yle karşılaşıyoruz. Toplantıda susan adamı “pasif” sanıyoruz.
Patronun surat asmasını “bize bozuldu” diye yorumluyoruz.
İş arkadaşımızın yüksek sesle konuşmasını “ego patlaması” zannediyoruz.

Halbuki o sırada:
— Adamın karnı açtır,
— Patronun migreni tutmuştur,
— İş arkadaşının da kulaklarında çınlama vardır…

Ama biz ne yapıyoruz?
Beynimize danışıyoruz. O da bizi yanılgıya doya doya doyuruyor.

Gladwell’in verdiği en sert mesaj:

“Bir insanı yanlış okumak sadece bir iletişim hatası değildir; bazen bir hayatın kaderini değiştirir.”

Bizde buna karşılık gelen cümle:
“Kendine fazla güvenme; insan tanımayı hâlâ öğreniyorsun.”

Öteki ile konuşmak zor değil.
Zor olan, kafamızdaki “ötekiyi” susturmak.
Çünkü gerçek insana ulaşana kadar önce:
— önyargılarımızı,
— ezberlerimizi,
— sahte özgüvenimizi,
— “Ben çözerim” kasıntılığımızı
bir bir çözmemiz gerekiyor.

Gladwell kitabı yazmış; biz hâlâ insan tanıma iddiasındayız.
Kitabı okuyunca fark ediyorsun:
Asıl tanıyamadığın kişi belki de sensin.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu