Üç Mektup, Bir Gerçek: Liderlikte Suçlama Kültürü mü Sorumluluk Bilinci mi?
Kurumların kaderini belirleyen o son mektup neden çoğu zaman hiç açılmıyor?

Üç Mektubun Hikâyesi: Sorumluluk Kültürüne Dair Bir Ayna
Bir yönetici görevini devrederken masasında üç mektup bırakır.
Yeni gelen yöneticiye de şu notu yazar:
“İşler kötüye gittiğinde sırasıyla bu mektupları aç.”
Bir süre sonra işler yolunda gitmez.
Yeni patron ilk mektubu açar:
“Geçmişi suçla.”
Sorunları selefine, sisteme, koşullara yükler… Bir süreliğine rahatlar.
Ancak zaman geçer, tablo değişmez.
İkinci mektubu açar:
“Yanındakileri suçla.”
Ekibi, yöneticileri, tedarikçileri hedef alır.
Yine kısa süreli bir rahatlama… fakat kalıcı bir çözüm yoktur.
En sonunda üçüncü mektubu açma zamanı gelir.
Mektupta sadece şu yazar:
“Sen de üç mektup yazmaya başla.”
Ve o an fark eder…
Gerçek liderlik, suçlayacak birini bulmakta değil;
sorumluluğu üstlenip çözümü inşa edebilmekte saklıdır.
Çünkü her kurumun kaderi, masadaki o son mektubu ne zaman açtığımızla başlar.
Sizce yöneticilikte en çok hangi mektup yazılıyor?




