Sessizlikle Büyüyen Yozlaşma: Sustuklarımızın Bir Gün Bize Hesap Sorması
Kurumsal başarı kalıplarının ardında kaybolan insan, görmezden gelinen değerler ve sessizliğin beslediği çürüme düzeni

SUSTUKLARINIZ İLE BİR GÜN KENDİNİZİ KAVGA EDERKEN BULACAKSINIZ..
Bugün insan, kendi sistemini kuruyor, sonra o sistemin esiri oluyor.
Kendine ait sandığı başarı tanımlarını, toplumun alkışladığı kalıplardan seçiyor.
“Kurumsallaşma” diyoruz, ama çoğu zaman insanı dışarıda bırakarak yapıyoruz bunu.
Oysa hiçbir kurum, içindeki insan kadar güçlü ya da zayıf olabilir.
Yozlaşma, bir anda olmaz;
küçük sessizliklerle, görmezden gelmelerle, “bana dokunmayan”larla büyür.
Ama aynı şekilde, dönüşüm de bir anda olmaz
birinin fark edip “artık böyle devam edemeyiz” demesiyle başlar.
Gerçek kurumsallık, putları yıkmak değil;
onları tanıyıp dönüştürebilmektir.
Çünkü farkındalık, inkârla değil, içten bir yüzleşmeyle başlar.
Kendini değil, değerini merkezine alan kurumlar;
insanı değil, bilinci büyüten toplumlar kurabilir.




