Uncategorized

Kurumsal Kültürde Görünmeyen Erozyon ve Statülerin Sessiz Gücü

Değerler Konuşmazsa, Liyakat Susar: Kurumlarda Adaletin İçten Çöküşü

Kurumsal Kültürde Görünmeyen Erozyon, Statülerin Gücü, Değerlerin Sessizliği

Kurumsal kültür, yalnızca stratejik planlarla ya da iç iletişim kampanyalarıyla inşa edilmez. Görünmeyen kararlarla, susulan anlarla, hak edene sus payı verilip hak etmeyene imtiyaz tanınan sistemlerle şekillenir.

Bugün kamuoyuna yansıyan sahte diploma haberleri bir kriz değil, uzun süredir görmezden gelinen kurumsal yozlaşmanın kristalleşmiş hâlidir.

Kurum içi terfilerde, atamalarda ya da işe alımlarda sıkça karşılaşılan bir pratik ; İlan metinlerinde dört yıllık lisans mezunu şartı aranırken, pozisyona iki yıllık mezunu “istisna” olarak yerleştirmek. Yıllarca aynı kurumda emek veren çalışanı değerlendirmek yerine, tanıdık çevreden “uygun aday” transfer etmek. Ve en tehlikelisi, Tüm bunları normalleştirmek.

Oysa kurumsal kimlik; şeffaflık, adalet ve eşitlik gibi kavramlarla inşa edilir. Çalışanına değer vermeyen, içeride yetişeni görmezden gelen, liyakati referans değil istisna kabul eden yapılarda; güven sarsılır, sadakat azalır, kültür içten içe çatlar.

Kurumsal iletişim, yalnızca markayı değil, kurum içindeki sesi de görünür kılma sorumluluğu taşır.
Bugün yaşananlar sadece diplomaya dair değil;
• Adaletsizlikle başa çıkmaya çalışan çalışanlara,
• “Yeterli değil” denilen ama her krizi yöneten emekçilere,
• Ve güveni sarsılan kurum itibarına dair bir sessiz çığlıktır.

Liyakat, sadece insan kaynakları sürecinin değil, kurum vicdanının temelidir.
Ve bu vicdanı korumak, iletişimin en stratejik alanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu