Uncategorized

Doğruyu Yapan Enayi mi Sayılıyor? Kuralsızlığın Normalleştiği Dünyada Etik Cesaret

Herkes kural çiğnerken doğruyu savunmak neden alay konusu oluyor? Toplumsal düzenin çöküşü ve etik duruşun gerçek bedeli

İdeal Olan “Enayi” mi?

Kural Çiğnemenin Normalleştiği Bir Dünyada Doğruyu Yapmak Üzerine

Bir düşünün; kırmızı ışıkta herkes durmaksızın geçiyor ve siz tek başınıza kurala uymakta ısrar ediyorsunuz. O an, kendinize sormadan edemiyorsunuz: “Ben ideal bir yurttaş mıyım, yoksa enayinin önde gideni mi?”
Yılmaz Erdoğan’ın İnci Taneleri dizisinde sorduğu gibi:

“İdeal olan davranış enayilik haline geldiğinde, sahtekarlık da ideal davranış haline gelir mi?”

Maalesef, çoğunluğun kuralı ihlal ettiği ortamlarda, doğruyu yapan kişi sıklıkla yalnız kalıyor. Ve yalnızlığı, bazen alay edilmekle, bazen dışlanmakla, bazen de kendi iç hesaplaşmasıyla tamamlanıyor. Zira etraftaki herkes kuralsızlıkta buluşmuşken, kuralı savunanı “saf” görmek kolaydır.

Kurallara uymayanlara gösterilen bu toplumsal hoşgörü –ya da daha gerçekçi bir ifadeyle ilgisizlik– zamanla etik değerlerin erozyonuna yol açıyor. Çünkü küçük kural ihlalleri bile cezalandırılmazsa, “nasıl olsa kimse bakmıyor, herkes geçiyor” diyerek toplumsal düzenin altı oyuluyor.

Bir süre sonra, etik ve kural bağlılığı artık alkışlanacak değil, “alay edilecek” bir davranışa dönüşüyor. Oysa unutulan şey şu: Güven, ancak ortak kuralların istisnasız uygulandığı ortamlarda yeşerir.

İş dünyasında da benzerini görürüz. Kurallara uyanların “enayi” yerine konduğu, etik dışı davranışların ise avantaj getirdiği kurumlarda, önce motivasyon, sonra güven, en sonunda da kurumun itibarı kaybolur. Kural tanımazlık bulaşıcıdır. Bugün trafikte “herkes geçiyor” bahanesiyle yapılan bir ihlal, yarın ofiste “herkes öyle yapıyor” savunmasına dönüşebilir.

Sonra da geriye şu soru kalır:
Enayi olan kim?
Doğru olanı yapan mı, yoksa her şeyi “idareten” götürüp, toplumsal düzenin çöküşüne zemin hazırlayanlar mı?

Belki de, kırmızı ışıkta tek başına bekleyen o sabırlı vatandaşın cesareti; toplumun en değerli sigortasıdır. Ve bazen, “enayi” sanılanlar sayesinde güvenin, düzenin ve etik değerlerin son kaleleri ayakta kalır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu