Uncategorized

Hayatın İnce Ayarı: Denge

Hayat dediğimiz şey, aslında ustaca kurulmuş bir terazidir.Bir kefesinde ışık, diğerinde gölge…Biri olmadan diğeri anlamını yitirir.

Hayatın İnce Ayarı: Denge
Hayat dediğimiz şey, aslında ustaca kurulmuş bir terazidir.Bir kefesinde ışık, diğerinde gölge…Biri olmadan diğeri anlamını yitirir.

Doğada her şey bu denge üzerine kuruludur; rüzgârın sertliği, toprağın direnci, denizin öfkesi…
Hiçbiri sürekli bir uçta kalmaz. Çünkü doğa, haddini bilen bir sistemdir.
Kendini zorlayanı törpüler, haddini aşanı yutar.

İnsanoğluysa biraz fazla “müdahaleci”dir.
Kendi çıkarı uğruna dengenin doğallığını bozmayı, “akıl” sanır.
Oysa bozulan her ekosistem, sonunda bize döner — biraz daha yorgun, biraz daha sessiz, biraz daha dengesiz…

Tıpkı insan ilişkilerinde olduğu gibi.
Bir taraf sürekli verir, diğeri hep alırsa,
sistemin adı ilişki değil, sömürü olur.
Bir taraf sürekli konuşur, diğeri dinlemezse,adına iletişim denmez, monolog denir.Bir taraf hep haklı çıkmak isterse,
adalet değil, ego hüküm sürer.

Ve o denge bir kere bozuldu mu, önce görmezden geldiğimiz kendimize,
sonra da etrafımızdakilere zarar veririz.
Çünkü insanın iç dengesi, doğanın sessiz yasalarıyla aynı kökten beslenir:
Akışına bıraktığında işler yoluna girer.
Zorlarsan kırılır, bırakırsan şekil alır.

Dengeyi kaybettiğimiz her an, aslında “dengeyi kaybetmedik” diyerek kendimizi kandırırız. Oysa doğa kandırmaz, sadece hatırlatır — bazen bir depremle, bazen bir yorgunlukla, bazen sessiz bir gitmeyle.

Yani dediğim o ki,
Hayatın sırrı mükemmel olmaktan geçmez;
dengeyi koruyabilmekten geçer.
Çünkü fazla ışık da yakar, fazla gölge de karartır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu