Kurumsal EKG Neden Düzleşir? Liderlik Sustukça Pozisyonlar Konuşur
Toplantılar sürerken kurum neden ilerlemez? Güven yerini kontrole bıraktığında organizmalar nasıl yaşar gibi yapar

Kurumsal EKG Düzleştiğinde, Liderlik Değil, Pozisyon Konuşur..!
Yirmi bir yılı geride bırakmış bir iş hayatı, insana şunu öğretir.
Kurumlar insanlar gibi ölmez.
Onlar önce reflekslerini kaybeder, sonra yaşamaya devam ediyormuş gibi yaparlar.
Bu yüzden “kurum öldü” cümlesi çoğu zaman yanlış kurulur.
Doğrusu şudur:
Kurumun karar alma sinir sistemi felçtir, ama organizma hâlâ hareket etmektedir.
Ben buna kurumsal EKG’nin düzleşmesi diyorum.
Toplantılar sürer.
Sunumlar parlar.
Rakamlar raporlanır.
Ama hiçbir şey yer değiştirmez.
Çünkü bu noktada liderlik yerini pozisyon muhafazasına bırakmıştır.
GELİŞİMİ DURMUŞ, MOTİVASYONU YALNIZCA KOLTUĞUN DEVAMLILIĞINA İNDİRGENMİŞ,BESLENDİĞİ EKSEN PARA VE KONFOR OLAN BİR YÖNETİCİ PROFİLİ ORTAYA ÇIKAR.
Bu kişiler kötü niyetli olmak zorunda değildir.
Ama lider değildirler.
ÇÜNKÜ LİDERLİK; MEVCUT DÜZENİ SAVUNMAKLA DEĞİL, ONU GEREKTİĞİNDE İYİLEŞTİRECEK, GELİŞTİRECEK VE GELECEĞE HAZIRLAYACAK CESARETLE ÇALIŞIR.
Burada kritik kırılma şudur:
BU PROFİLDEKİ YÖNETİCİLER GÜVENE DAYANMAZ.
GÜVENMEYEN YÖNETİCİ KONTROL EDER.
KONTROL EDEN YÖNETİCİ AYRINTIYA TAKILIR.
AYRINTIYA TAKILAN YÖNETİCİ BÜYÜK RESMİ KAÇIRIR.
Sonuçta kurumda şu kültür oluşur:
– Yetki var ama sorumluluk yoktur.
– Sorumluluk vardır ama inisiyatif yoktur.
– Performans konuşulur ama anlam konuşulmaz.
VE HİYERARŞİ KATMANLAŞTIKÇA, YUKARIYA ÇIKAN TEK ŞEY RAPORDUR.
GERÇEK BİLGİ DEĞİL.
Bu yapıların en belirgin özelliği şudur:
ÇALIŞANLAR YETERSİZ OLDUKLARI İÇİN DEĞİL,
YANLIŞ LİDERLİK BİÇİMİNE MARUZ KALDIKLARI İÇİN SESSİZLEŞİR.
Sessizlik burada uyum değildir.
Bu, hayatta kalma refleksidir.
Oysa liderlik;
kontrol ihtiyacını azaltan,
güveni sistemleştiren,
kişileri değil mekanizmayı görünür kılan bir beceridir.
Canlı kurumlar dümdüz ilerlemez.
Dalgalanır.
Kararları tartışılır.
Hatalar kişisel değil, yapısal ele alınır.
Yani EKG çizgisi düz değil, ritimlidir.
Bugün dönüp baktığımda şunu net görüyorum:
Bir kurumun kaderini belirleyen şey vizyon cümleleri değil,
O VİZYONUN KİMDE TEHDİT DUYGUSU yarattığıdır.
Çünkü koltuğunu korumaya çalışan yönetici,
kurumu değil;
ÖNCE İNSANI, SONRA HAREKETİ, EN SONUNDA DA YAŞAMI DURDURUR.




