Uncategorized

Konforuna Kaç Paraya Satıldın? Modern Dünyada Değerlerin Açık Artırması

Rahat uğruna susulan her doğru bir etikettir: Satın alınmak mı, alınmamak mı? Bu çağın Hamlet’i artık vicdanıyla pazarlık yapıyor.

Herkesin bir fiyatı vardır derler. Perde açılır ve modern çağın Hamlet’i elinde karton kahve bardağıyla sahneye çıkar. “Satın alınmak ya da alınmamak… İşte bütün mesele bu,” diye kendi kendine mırıldanır.

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu yıllar önce sarsıcı bir tespitte bulunmuştu: “Rahatım bozulmasın diye hangi doğrudan vazgeçtiyseniz, o fiyata satıldınız demektir.” Kısacası, konfor uğruna vazgeçtiğimiz her doğru, feda ettiğimiz her değer aslında kendimize biçtiğimiz bir fiyat etiketidir. Bu söz bizlere, rahatımız bozulmasın diye yaptığımız her tavizin bir bedeli olduğunu hatırlatıyor.

Kurum hayatında ve günlük yaşantımızda bu sahneyi defalarca görüyoruz. Kimi zaman terfi hayaliyle yanlışlara göz yumarız; kimi zaman “aman işler karışmasın” diye haksızlığa sessiz kalırız. Her seferinde de farkında olmadan omuzlarımıza görünmez bir fiyat etiketi takıyoruz. Konfor alanımız adeta bir rehin dükkânına dönüşüyor; prensiplerimizi bozdurup karşılığında biraz iç huzuru satın alıyoruz.

Ne de olsa Shakespeare’in dediği gibi, dünya bir sahnedir, bizler de birer oyuncu. Bu sahnede kimileri alkış ve huzur uğruna kendi repliğinden vazgeçer; kimileri de yalnız kalsa bile doğru bildiğini söylemekten geri durmaz. Neticede biri rahatının kuklası olurken, diğeri değerlerinin kahramanı olup çıkar.

Sahnenin sonunda geriye şu soru kalıyor: Satın alınmak mı, alınmamak mı? Kendi hikâyenizde bu soruya verdiğiniz cevap, kim olduğunuzu belirleyecek. Kendinize bir sorun: Bu oyunun sonunda satın alınmış bir figüran mı olacaksınız, yoksa değerlerinden ödün vermeyen bir başrol mü? Karar sizin…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu