Kırdığın Aynada Liderlik Görünmez: Empatiyi Parçalayan Güç Zehirlenmesi
Mobbingle Yönetilen Kurumlarda Sessizlik Kültürü Nasıl Büyür ve Güven Nasıl Yok Olur?

Kırdığınız Ayna Size Gülümser mi?
Beynimizdeki ayna nöronlar, çevremizdeki davranış ve duyguları yansıtan görünmez sensörler gibidir.
İş dünyasında da bu durum birebir geçerlidir: Empatik bir liderin tavrı ekibine sirayet eder; otoriter bir liderin baskısı ise kurumu sessizliğe boğar.
Ama bazı yöneticiler bu gerçeği bilse de bilmezden gelir — çünkü o aynaya bakmak, kendi çarpıklığını görmek demektir.
Bir düşünün…
Çalışanına sistematik mobbing uygulayan bir yönetici:
Toplantılarda küçümser, her fırsatta suçlar, aşağılayıcı tavırları alışkanlık haline getirir.
Sonra ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi davranır.
Yetmezmiş gibi, mağdur ettiği çalışandan bir de empati bekler.
Sanki o kişi gelip “Neden böyle yapıyorsunuz?” diye sormalıymış gibi…
Ve çalışan sessiz kalırsa, senaryo hemen değişir:
Yönetici alınır, tavır alır, etiketler.
“Benimle konuşmadı.”
“Ekiple iletişimi zayıf.”
Ardından dedikodu başlar; kurumun diğer birimlerine servis edilen bir itibar menüsü hazırlanır.
Kendini mağdur, mağdurunu ise “problemli çalışan” ilan eder.
Kısacası, hem kırar hem kırdığı aynaya küser.
Sonra da çıkar ve liderlikten, empati kültüründen, kurum değerlerinden bahseder…
Oysa kırılan güvenin sesi, yöneticinin sesinden her zaman daha yüksektir.
Unutmayın: Unvan empatiyi zorunlu kılmaz, karakter kazandırır.
Empati bekliyorsan, önce empati göster.
Saygı istiyorsan, önce saygı duy.
Ayna nöronlar bu konuda acımasızdır —
Ne yayarsan, onu görürsün.
Ve unutma…
Kırdığın ayna sana asla gülümsemez.




