Tiyatro Değerlendirme

Yel Değirmenlerine Karşı Cesaret: İçimizdeki Don Quixote’u Uyandırma

Hayal kurmayı unutan dünyada, cesaretle sıradanlığa meydan okuyanların hikâyesi

Bir hayalin peşinde… Bir şövalyenin izinde…

Bazen bir hikâye, bir çağın aynası olur.
Cervantes’in Don Quixote’u, yüzyıllar önce bir şövalyenin yel değirmenlerine karşı verdiği savaşı anlatırken, aslında hepimizin içindeki çatışmayı anlatıyordu:
Gerçeklikle hayal arasındaki o ince çizgiyi.

Don Quixote bir berber tasını miğfere dönüştürürken, bizlere bir şeyi hatırlattı:
Hayal kurmak, delilik değildir.
Delilik; hayal kurmayı unutmak, sıradanlığa teslim olmaktır.

Her çağın kendi yel değirmenleri vardır…
Bugün o değirmenler, sistemin çarklarında dönen rutinler, kalıplaşmış düşünceler, “böyle gelmiş böyle gider” diyen seslerdir.
Ama içimizdeki Don Quixote, hâlâ o sesi bastırır:
“Merhametli ol. Cesur ol. Onurlu yaşa.
Asla hayal etmekten vazgeçme.”

Çünkü hayal kurmak, bir eylemdir.
Cesaretle birleştiğinde, dönüşüm başlar.
Ve işte o anda, sıradan bir yaşam hikâyeye dönüşür.

Belki de hepimizin içinde, kendi yel değirmenlerine doğru yola çıkmayı bekleyen bir Don Quixote vardır.
Bir fark yaratmak, bir anlam bırakmak için…

Ne duruyorsun? Sür atını yel değirmenlerinin üstüne.
Belki de o rüzgâr, seni kendine götürecektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu