Uncategorized

İnsan Mekâna Değil Hâline Ait Olur: Hayatta İz Bırakan Köşeler ve Farkındalık

Bir fincanın durduğu yerden kalbin kurduğu bağlara… İnsan bazı alanlarda kendini bulur, bazı köşelerde yeniden hatırlar.

Kendime ait yerlerim var.
Mekândan çok hâl…
Bir fincanın durduğu köşe, defterin arasına sıkıştırılmış bir cümle, duvara yaslanmış ama devrilmemiş bir sandalye gibi.

Her şeyle bağ kurarım.
Sabit kalmak gibi bir derdim yok ama geçtiğim yer unutmasın isterim beni.
Ruhu olan objelere meyilliyim. Bir çiçek bile eğiliyorsa başka, onunla aramda bir hikâye başlar.

Zor vazgeçerim.
Sonsuzmuş gibi severim.
Ama bir sabah, ardımda hiç ses bırakmadan da gidebilirim.
Bu da benim dengem,
Hiçbir şeye körü körüne bağlanmadan,
her şeye kalpten değer vermek.

Umutla kurarım hayallerimi.
Başrol hep bana yazar çünkü figüran olduğum hiçbir sahnede kalamam.
Enerjiye inanırım, titreşen niyete, içten gelen dualara. Manifesto değil bu — varoluşumun sesi sadece.

Ve unutursam diye, kendime beni hatırlatacak köşeler bırakırım. Çünkü insan bazen kendini bile kaybeder. Ama iyi ki bazı yerler geri çağırır.

O yüzden, Kendinize bir yer yapın bu hayatta.
Bir cümle, bir köşe, bir nefeslik alan…
“İşte burası benim” diyebileceğiniz kadar size ait, siz gidince bile size benzeyen.

Sizin de sizi geri çağıran bir köşeniz var mı?

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu